9 Ekim 2011 Pazar

Bir koyup 5 alacak, zehri bize kalacak

Çanakkale’nin Çan ilçesi Söğütalan köyüne yapılmak istenen altın madenciliğine karşı Çanakkale merkezli mücadele devam ediyor. Altın madenciliğine karşı civar köylerde toplanan yüzlerce imza geçtiğimiz günlerde elden Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilirken, direnişin daha da geliştirilebilmesi için ildeki birçok kurum birlikte hareket etme kararı aldı.



Söğütalan köylüleri, 27 Eylül 2011 tarihinde köylerinde ÇED toplantısı yapmak isteyen Kanadalı Alamos Gold’un Türkiye’de kurduğu Kuzey Biga Madencilik adlı şirkete engel olarak toplantıya izin vermemişlerdi. Geçtiğimiz günlerde Söğütalan köyünü ziyaret eden Çanakkale Çevre Platformu üyeleri, köylüler tarafından ilgiyle karşılandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmek üzere, yörede yapılmak istenen altın madenciliğinin sakıncaları konusunda görüşlerin yer aldığı ve madenin istenmeğini belirten dilekçelere imza atan yüzlerce köylü, mücadelede kararlı olduklarını söylediler. Altın madenciliğinin engellenmesi için gerekli yasal girişimlerin yapılmasını isteyen köylülerden özellikle gençler buna engel olabilmek için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler.

ŞİRKET MALİYETİNİN 5 KATI GELİR ELDE EDECEK

Altın madencisi şirketler şuana kadar Çanakkale Lapseki Şahinli köyü ve Kuşçayırı köylerinde yapmak istedikleri altın madenciliği için gerekli olan olumlu ÇED raporunu alamadılar. Bölgede altın işletmeleri kurmak isteyen Alamos Gold adlı şirket Kanada’nın Toronto Borsasına verdiği raporlarda ve şirketin İnternet sitesinde altının onsunun 314 dolar civarında bir maliyetle elde edeceklerini belirtti. Son dönemde gittikçe yükselen altının uluslararası piyasada 1700 dolarları aşan ons fiyatı göz önüne alındığında 314 dolarlık maliyet devede kulak kalıyor. Şirketin açıklamalarından, Ağı Dağı’ndaki altın madeninden maliyetinin 5 katından daha fazla bir gelir elde edeceği anlaşılıyor. Altıncı şirket proje için gerekli olan yol, enerji ve elektrik iletim hatları gibi altyapının mükemmel durumda olduğunu belirtirken, Çan’da kurulu bulunan termik santralden elektrik ihtiyacını karşılayacağını dile getiriyor. Şirket Kirazlı’da 2013 yılının ilk üç aylında, Ağı Dağı’nda ise 2014 yılında üretime başlamayı hedeflediklerini aktarıyor.

BİR CİNAYET TEŞEBBÜSÜ

Sekiz yıl gibi bir işletme ömrü biçilen madenden 40 ton kadar altın-gümüş elde edilmesi planlanırken, geride 1 kilometre karelik bir alana 100 metre yüksekliğinde yığılan siyanürlü atık dağı kalacak! Madenle ilgili teknik verileri inceleyen Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür, “Ağı Dağı ÇED Süreci hakkında notlar” adlı yazısında depolama sahalarından sızan asitli ve ağır metal yüklü suların Çanakkale çiftçisinin can damarı olan sulama barajlarını kirleteceği uyarısında bulundu. İşletme sırasında Ağı Dağı’nın bütün ağaçlarının kesileceğini belirten Öngür, “Kim ne derse desin bir daha orada ağaç yetişemeyecek; işletmeden çevreye yayılan tozlardan da kalan ağaçlar ve yakın köylerin tarımsal ürünleri zarar görecek. Daha sondajlar başladığında kirlenip kullanılamaz olan çevre köylerinin içme suyu kaynakları artık ölüm saçacak; çevre köylerinin sulama suyu kaynaklarına Alamos Gold ortak olacak, şimdilik söylemeseler de yılda en az 3 milyon ton su tüketecekler ve bu su yöre çiftçisinin kullandığı sudan eksilecek” dedi.

Yazısında dünyadaki siyanür barajlarının yarattığı tehlikeler ve kazalara da dikkat çeken ve “Sayısız atık barajı ya da siyanür kazaları artık Ağı Dağı’nın geleceğinde” diyen Öngür, yöredeki durumu “Bir “cinayete teşebbüs” ile karşı karşıyayız. Hem de “seri cinayet” sözleriyle tanımladı.

Özer Akdemir/Evrensel
Kaynak: Haberlink